PSİKİYATRİ & PSİKOLOJİ

www.psikiyatri-psikoloji.com

 
 
 
 
 
 

 

 

Kendini Tanıma  Rehberi

 

Erol Özmen

 

Sistem Yayıncılık

Kıssadan Hisseler

 

Bu sitede psikoloji ve psikiyatri ile ilgili en çok merak edilen soruların yanıtlarını bulabilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Stigma, Ruhsal Hastalıklara Yönelik Tutumlar ve Damgalama

 

Psikiyatri ve ruhsal belirtiler ya da hastalıklar insanlık tarihinin başından beri önemli bir ilgi kaynağı olmuştur. Hem insanın, hem de ruhsal belirtilerin doğası gereği, sıradan insanlar bile bu konuda ilgisiz kalamamaktadır. Görmezden gelinemeyen ve üzerinde bu kadar yoğun ilgi bulunan bir konu, herkes için önemli bir psikolojik anlam kazanmaktadır. Bu da, kişide bu konuya yönelik, belli bir kültürde ve belli bir zaman diliminde oldukça değişmez tutumların oluşmasını kolaylaştırmaktadır. Ruhsal hastalıklara ve hastalara yönelik tutumlar, insanoğlunun ilk günlerden günümüze dek içinde yaşadığı evren ve onunla ilgili bilgisi, varoluş biçimi, kültürü, teknolojisi, toplumun bireylerinin kendi aralarındaki ilişkilerin özellikleri, hastalıkların nedenleri hakkındaki anlayışları gibi etkileşim içindeki etmenlerin sonucu şekillenmektedir.

Günümüzde tüm kültürlerde ve toplumun her kesiminde ruhsal hastalığı olan kişilerin halk tarafından damgalandığı ve dışlandığı, hastaların da bu durumdan endişe duyduğu ve/veya kendi içlerinde bu damgalanma duygusunu taşıdıkları bilinmektedir. Birçok araştırmada, bugün damgalama ve damgalanma endişesinin ruhsal hastalıkların sağaltımı için önemli bir engel olduğu açık olarak görülmüştür. Sağaltım başlandığında da, damgalama sürecinin sonucu olarak hastaların toplum tarafından dışlanması ve yakın sosyal ilişkilerden yoksun kalması, daha iyi bir iyilik halinin sağlanması için ayrıca bir engel oluşturmaktadır.

Ruhsal hastalık tanısı alan kişiler toplumun geneli tarafından tehlikeli, ne yapacakları belli olmayan, yabancı, nefret edilen, uzak durulması gereken kişiler olarak değerlendirilmektedir. İnsanlar ruhsal hastalığı ve hastalıkla ilgili her şeyi olabildiğince kendilerinden uzak tutmak istemektedir. Toplum ruhsal hastalığı olan kişileri zaman zaman yalnızca hastalık etiketi nedeniyle, zaman zaman da hastaların toplumla bağlarının zayıflığı nedeniyle, ama en çok gerçek ya da varsayılan tahmin edilemez davranışları ve garip görünümleri nedeniyle damgalama, reddetme ve dışlama eğilimi içindedir.

Ruhsal hastalık geçirenlerin toplumla yeniden kaynaşması ve eski işlevselliğine dönmesi toplumun ruhsal hastalıklara ilişkin genel tutumuyla yakından ilişkilidir. Ruhsal hastalığı olanların kendi ortamında sağaltımının başarılı olabilmesi için çevresindeki kişilerin anlayışlı ve hoşgörülü olmaları gerekmektedir. Özellikle birçok hasta için toplumdan yalıtılmışlığın ve insan ilişkilerinden yoksunluğun hastalığın kötü seyretmesiyle doğrudan ilişkili olduğu bilinmektedir. Oysa halkın genellikle olumsuz ve reddedici, dışlayıcı tutumlara sahip olduğu da bilinmektedir. Bu nedenle, psikiyatrik hastalıkların daha iyi sağaltılabilmesi için öncelikle toplumların, toplum içindeki çeşitli kesimlerin, bazı özel meslek gruplarının ruhsal hastalara ve hastalıklara yönelik bilgi ve tutumlarının olumlu hale getirilmesi gerekmektedir. Psikiyatrik sağaltımın daha başarılı olması için hastaların toplum tarafından kabulü ve dışlanmanın azaltılması sağlanmalıdır.

 

Kaynak:

Taşkın EO (2007) “Stigma, Ruhsal Hastalıklara Yönelik Tutumlar ve Damgalanma”. Turkuaz Bilişim & Bilgisayar & Yayıncılık, Polatlı/Ankara (Kitabın editörü Yrd. Doç. Dr. E. Oryal Taşkın’ın izini ile alınmıştır).

 

Bu sitede verilen bilgiler tedavi niteliği taşımaz; bilgilerin tedavi amaçlı kullanılması nedeniyle ortaya çıkan aksaklıklardan www.psikiyatri-psikoloji.com sorumlu tutulamaz. Bu sitede yazılanlar yalnız bilgilendirme ve aydınlatma amacı taşımaktadır.

Bu sitede yayınlanan bütün yazıların her türlü yayın hakkı saklıdır. Bilimsel amaçlarla kaynak gösterilerek alıntı yapılabilir.